T.C. Yargıtay 12.Hukuk Dairesi
Esas: 2014 / 14309
Karar: 2014 / 18441
Karar Tarihi: 24.06.2014
ÖZET: Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu çek bedelinin 29.550.-TL iken, yapılan tahrifatla 129.550.-TL haline dönüştürüldüğü saptandığına göre, alacaklının, çekin tahrifattan önceki bedeli olan 29.550.-TL üzerinden kambiyo hukuku mucibince takip hakkı bulunmaktadır. O halde, mahkemece borca kısmi itirazın kabulü ile takibin 29.550.- TLsını aşan kısmı yönünden durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeni ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.(2004 S. K. m. 169, 170/A)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.K.T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı banka tarafından borçlu şirket hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlanmış, borçlu yetki itirazının yanısıra çekin bedel kısmında ve ayrıca keşide tarihinde tahrifat yapıldığını ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece İİKnun 170/a. maddesi gereğince takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Takibe konu belgenin, kambiyo senedi niteliğini haiz olmaması, İİKnun 170/a maddesi hükmü gereğince takibin iptali sebebi ise de, aynı maddenin son fıkrası uyarınca; Her ne suretle olursa olsun, ...borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise..., icra mahkemesi yukarıda belirtilen sebebe dayanarak İİKnun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar veremez.
Somut olayda, borçlu itirazında, takibe konu çekin takipteki diğer borçsa Ltd. Şti.ne aralarındaki sözleşme gereğince 29.550.-TL bedelli olarak verildiğini, ancak bu firmanın bahsi geçen sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ve çeki iade borcu altına girdiğini, fakat çeki alacaklıya ciro ettiğini, çekteki keşide tarihinin değiştirildiğini, değişiklik üzerindeki paraf imzalarının şirket yetkilisine ait olmadığını ve ayrıca çek miktarı üzerinde tahrifat yapılarak bedelin 129.550.-TL haline getirildiğini, tahrifattan önceki keşide tarihi itibari ile çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğini beyanla takibin iptalini talep etmiş, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, senet bedelinin 29.550.-TL iken 129.550.-TLye dönüştürüldüğü, keşide tarihi değişikliğindeki parafın keşideci borçluya ait olmadığı tespit edilmiştir.
Borçlunun, çekin, takipteki diğer borçlu Ltd. Şti.ne aralarındaki sözleşme gereğince 29.550.-TL bedelli olarak verildiği şeklindeki beyanı, borcun 29.550.-TLlik kısmının kabulü yönündedir. Bu durumda İİKnun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca, aynı maddenin ikinci fıkrasının olayda uygulanması ve takibin bu nedenle iptali mümkün değildir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu çek bedelinin 29.550.-TL iken, yapılan tahrifatla 129.550.-TL haline dönüştürüldüğü saptandığına göre, alacaklının, çekin tahrifattan önceki bedeli olan 29.550.-TL üzerinden kambiyo hukuku mucibince takip hakkı bulunmaktadır.
O halde, mahkemece borca kısmi itirazın kabulü ile takibin 29.550.- TLsını aşan kısmı yönünden İİKnun 169a/5. maddesi gereğince durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeni ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİKnun 366 ve HUMKnun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alman harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.